Sarıkılçık Pirinç
Sarıkılçık pirinç atalık tohumdur. Kökeninin Doğu Akdeniz ile Mezopotamya sınırları arasında olduğu söylenmektedir. Yaban pirinç ile biyolojik akrabalığı vardır. İthal pirincin Türkiye’ye girmesinden sonra kırmızı çizgileri kusur olarak görülmüş, buna bağlı olarak talebi ve üretimi azalmıştır. Günümüzde Türkiye’de sınırlı bölgelerde yetiştirilmektedir.
Talebinin ve üretiminin az olması ile birlikte atalık tohum olması sebebiyle, yetiştirilme sürecinde genellikle yoğun ilaçlama ve kimyasal gübre kullanımına ihtiyaç duyulmadan üretilebilmektedir. Atalık tohum olması nedeniyle GDO içermez.
Sarıkılçık pirinci, üzerindeki kırmızı çizgilerinden kolayca ayırt edilebilir. Kendine has hafif fındıkımsı bir aromaya sahiptir. 1990’lı yıllara kadar yaygın olarak tüketildiğinden, o dönemlerin pirinç lezzetini bilenler için tanıdık bir tat sunar.
Tane yapısı beyaz pirince göre daha küçük olup, pişirme sırasında daha fazla su çekebilir. Bu nedenle pişirildiğinde hacim olarak benzer seviyeye ulaşır. Beyaz pirinç pilavına genellikle 1:1 oranında su eklenirken, sarıkılçık pirinç için bu oran yaklaşık 1:1,3–1,5 olarak tercih edilebilir.
Sarıkılçık pirinç kavrulmadan, önceden suda bekletilerek pişirildiğinde daha iyi sonuç verir. Doğal ve işlenmemiş yapısı nedeniyle kendine özgü bir kokusu bulunabilir.
Kullanım önerisi:
Sarıkılçık pirinci bir saat önceden tuzlu sıcak suda bekletin ve ardından bol su ile yıkayın. Damak tadınıza göre uygun miktarda suyu kaynatın ve pirinci kaynayan suya ekleyin. Pirinçler suyunu çekip göz göz olduğunda ocağın altını kısın ve suyunu tamamen çekmesini sağlayın. Piştikten sonra tereyağı ekleyerek karıştırın. 2–3 dakika dinlendirdikten sonra servis edebilirsiniz.